Biz Türkler tarih boyunca özgürlüklerine düşkün olarak yaşamışız.
Türklerin ilk ana yurtları Orta Asya'dır ve bizim oradan ilk göçümüz M.Ö. XVI. yüzyılda başlamış. Kaç asırdır farklı nedenlerle göçlerimizin verdiği nedenle özgür bir ruha sahibiz.
Eh, durum böyleyken bizim özgürlüğümüzün mekanla kısıtlanmadığınıda göz önünde bulundurursak; dilimize sahip çıkmamazlık neden ?
Özgürlük pekçok kola ayrılır. O kollardan biriside dil özgürlüğüdür. Bizse günümüzde dilimizin özgürlüğünü düşünmeyi bırak, Türkçe konuşmaya dahi üşeniyoruz. "Hi, Bye, ok..." küçük yaşlardan başlayıp, yavaşca 30'lu yaşlara kadar uzanan konuşma tarzı bu. "İyi günler, merhaba, pekala, görüşürüz..." bu gibi kelimeleri kullanmaktan neden çekinir olduk? Öyle ya Türkçeyi mümkün mertebe düzgün konuşmaya çalışan birisi hem büyüklerince hem de arkadaş ortamında çok daha ilgi çekerken, "Evet ya, cidden güzel konuşuyor." diye gıptada ediliyor. Yani sizin bulunduğunuz ortam "Ayh cİcİşİğMmMm qéçén bİzM BoRayı qördm oqby diip qiTtim." diye konuşulan bir ortam değilse... Öyle ya benim konuşmamı pekçok kişi beğeniyor, bende Bülent Ersoy gibi konuşuyor değilim ve benim çevremde de Türkçe'den bir haber insanlar var, tabi o örnekteki gibi değiller iyiki.. :D
Yani sözün kısası biraz daha özen göstermekten hiçbir sakınca gelmez. En azından yazışlarınızda. İl"q" o"q"ul üç ter"q" gibi konuşmazsanız ve tikice yazmanız ayrı bir konu ama onuda yapmazsanız, tadından yenmez. :)
İngilizce'den biraz vazgeçip en azından günlük kelimeleri Türkçe konuşmaya özen gösterin. Lütfen..
Resmi bir dili olmayan hiçbir ülke yoktur.
Sahip çıkmayanlarda; resmi dili olmayanlardan farksızdır.
Genel olarak güzel yazıyorsun,
YanıtlaSilartık takipteyim :)
Evet, olabildiğince özen gösteriyorum.
YanıtlaSilBende takipteyim :)