Tüm günümü ya da günün yarısını internet başında geçirmek yerine arkadaşlarımla çıkıp gezmeyi tercih ediyorum. Fakat msnem, aktif olarak üyesi olduğum siteler ve blogum var genede.
Antifacebookcu kişiliğimi beni tanıyan herkes bilir. Bir türlü alışamadım o siteye. Ama herkes, en azından en yakınlarım sürekli facede, telefondan da sık sık giriyorlar. Hatta o yolla buluşmalar filan ayarlanıyor.
Bu yüzden okul-dershane ve mahallemizdeki herkes bilmese de yakın çevreme ve internetteki blog, form arkadaşlarıma söyledim.
Hayırlı uğurlu olsun, çok gizli hesabım :D
http://www.facebook.com/profile.php?id=100003539348896&sk=wall
9 Şubat 2012 Perşembe
5 Şubat 2012 Pazar
Yeni Dönem :)
Okula başlamaya hazır değilim.
Ne kadar çabuk geçiyor bu tatiller. Ben daha yeni tatil moduna girmiştim oysaki. :) Üstelik ilk dersin geometri olduğu düşünülünce... En son geometri sınavından 3 gün önce, sınıfın mülayim çocuğu Mehmet'in sınavdan çakmama yollarını düşünürken, gülerek "Sınav sorularını çalalım." demesinin benim tarafımdan ciddiye alınarak sınıfca giriştiğimiz bu maceranın ardından Mustafa hocanın dersine girmeyi pek istemiyorum doğrusu.
Olay şöyle gelişti: tamamen şaka yapan Mehmet'in fikrini tüm sınıf beğendik planlar programların ardından bir sonraki gün ben, Batu, Ayşe öğretmenler odasına gizlice girip soruları alacaktık. O sırada Mehmet ve Sevil (sınıfın inekleri diğer deyişle) hocayı oyalayacaktı. Sınıfın en çalışkanlarının biraz zorlada olsa bu planı kabul etmesinden de anlaşılcağı üzere hoca çok zor soruyor. Ama dersinde planlarımızı konuşurken hocanın bir şeyler çakcağını nereden akıl edebilirdik ki? Tamam, belki konuşanlar önceki sınavda deliler gibi çalışan ya da kopya hazırlayan bir grup olabilir ve o gün bir sonraki gün sınav olabilir bu durumda rahat davranmamızda garip olabilir ama o kadar da garipsencek ne var yani? Tabi hoca tam olarak bir şeyler anlamadı fakat bizede gayet güzel bir sürpriz yaptı. Mehmet'le Sevil onları oyalarken ve diğerleride kopyalar hazırlarken biz üçümüz öğretmenler odasına gittik. Sanki hocanın bir eşyasını alıyormuşuz gibi davranıyoruz bu sırada. Hobaa, o da ne?! Dolabının pek dolu olduğu söylenemez ama bu sefer bomboştu. Sadece bir bardak, şeker ve ıslak mendil. Evet, bir şeyler çakmış olabilirdi derste ama ne ara sınav kağıtlarını yanına aldı..?
Sadece zor sormakla kalmıyor yani çokta külyutmaz ama sınıftaki herkes Mehmet, Sevil, Sema dışında azda olsa kopya çekebiliyoruz. Çaktık sayılmaz. Yani sınav kağıdını bulamayınca alel acele diğerleriyle kopya hazırlamaya başladığımızda (Batu, Ayşe ve ben) korkudan tüm kitabı ezberlemişiz. 80 aldım, 10 puan kopya desek 70'lik bir kağıt. Eh, fena sayılmaz herhalde Mustafa hocanın dersi için.
Şimdi bize pis pis bakarak ders işleyecek tüm dönem ve nedense şu an içimde okula karşı pekte sevgi dolu hisler yok. Yeni de olsa alışmıştım oysaki okula. Şimdi tüm dönem Mustafa hocadan kaçarak geçireceğim tenefüslerle dolu bir yaşamım olacak. Neyse, beterin beteri vardır. Ankaradaki fizik öğretmenimizi hatırlıyorumda... :D
Not: Hababam sınıfına özenmeye kalkışmayın. 11 yıllık (anaokulunu katarsak 12) öğrencilik yaşamımda bir kere özeniyim dedim, elime yüzüme bulaştırdım işi. Hiçte filmlerdeki gibi değil hayat.... :D
Ne kadar çabuk geçiyor bu tatiller. Ben daha yeni tatil moduna girmiştim oysaki. :) Üstelik ilk dersin geometri olduğu düşünülünce... En son geometri sınavından 3 gün önce, sınıfın mülayim çocuğu Mehmet'in sınavdan çakmama yollarını düşünürken, gülerek "Sınav sorularını çalalım." demesinin benim tarafımdan ciddiye alınarak sınıfca giriştiğimiz bu maceranın ardından Mustafa hocanın dersine girmeyi pek istemiyorum doğrusu.
Olay şöyle gelişti: tamamen şaka yapan Mehmet'in fikrini tüm sınıf beğendik planlar programların ardından bir sonraki gün ben, Batu, Ayşe öğretmenler odasına gizlice girip soruları alacaktık. O sırada Mehmet ve Sevil (sınıfın inekleri diğer deyişle) hocayı oyalayacaktı. Sınıfın en çalışkanlarının biraz zorlada olsa bu planı kabul etmesinden de anlaşılcağı üzere hoca çok zor soruyor. Ama dersinde planlarımızı konuşurken hocanın bir şeyler çakcağını nereden akıl edebilirdik ki? Tamam, belki konuşanlar önceki sınavda deliler gibi çalışan ya da kopya hazırlayan bir grup olabilir ve o gün bir sonraki gün sınav olabilir bu durumda rahat davranmamızda garip olabilir ama o kadar da garipsencek ne var yani? Tabi hoca tam olarak bir şeyler anlamadı fakat bizede gayet güzel bir sürpriz yaptı. Mehmet'le Sevil onları oyalarken ve diğerleride kopyalar hazırlarken biz üçümüz öğretmenler odasına gittik. Sanki hocanın bir eşyasını alıyormuşuz gibi davranıyoruz bu sırada. Hobaa, o da ne?! Dolabının pek dolu olduğu söylenemez ama bu sefer bomboştu. Sadece bir bardak, şeker ve ıslak mendil. Evet, bir şeyler çakmış olabilirdi derste ama ne ara sınav kağıtlarını yanına aldı..?
Sadece zor sormakla kalmıyor yani çokta külyutmaz ama sınıftaki herkes Mehmet, Sevil, Sema dışında azda olsa kopya çekebiliyoruz. Çaktık sayılmaz. Yani sınav kağıdını bulamayınca alel acele diğerleriyle kopya hazırlamaya başladığımızda (Batu, Ayşe ve ben) korkudan tüm kitabı ezberlemişiz. 80 aldım, 10 puan kopya desek 70'lik bir kağıt. Eh, fena sayılmaz herhalde Mustafa hocanın dersi için.
Şimdi bize pis pis bakarak ders işleyecek tüm dönem ve nedense şu an içimde okula karşı pekte sevgi dolu hisler yok. Yeni de olsa alışmıştım oysaki okula. Şimdi tüm dönem Mustafa hocadan kaçarak geçireceğim tenefüslerle dolu bir yaşamım olacak. Neyse, beterin beteri vardır. Ankaradaki fizik öğretmenimizi hatırlıyorumda... :D
Not: Hababam sınıfına özenmeye kalkışmayın. 11 yıllık (anaokulunu katarsak 12) öğrencilik yaşamımda bir kere özeniyim dedim, elime yüzüme bulaştırdım işi. Hiçte filmlerdeki gibi değil hayat.... :D
Lady Gaga
Lady Gaga (d. Stefani Joanne Angelina Germanotta, 28 Mart 1986), İtalyan kökenli ABD'li şarkıcı, söz yazarı ve müzisyen. Vahşi, şiddet ve cinsellik dolu klipleriyle ünlü. Şahsen kadını gördüğümde korkuyorum. Fakat korkumun (aaa Lady Gaga, kaçalım gibisinden bir korku değil. :D ) en baş nedeni bu şiddetliğinin altındaki İlluminati. Rihanna'da illuminati prensesi olarak anılıyor, ama gördüğümde hiç korkmadım. Aksine illuminati örgütüne üye olmasa en büyük hayranı olabilirdim.
Neyse geçelim bunları... Lady Gaga'nın bir özelliği dikkatimi çekti. Pekçok ünlü illuminatiye üye fakat her saniyesini mesaj vererek geçirmiyorlar; gözlediğim kadarıyla (istisnalar dışında). Lady Gaga her röportaj, klip ve konserinde mutlaka illuminatiyi simgeleyen bir şeyler yapıyor . Hatta "bir" şeyler değil "bir sürü" şeyler... Oraya buraya sıkıştırıyor. Bu demekki fazlasıyla bağlı bu örgüte, ama anlamadığım neden o prenses değil? Hoş, olsa olsa cadısı olurdu o örgütün. Neyse, bunlara kafa yormayacağım daha fazla. En çok dikkatimi çeken ya da diğer bir deyişle sinir eden olaya geleyim. Eminem'e bir ödül töreninde yaptığı uyarı.

Fotoğraftan Eminem'i keselim. Sadece Lady Gaga'nın bu halini düşündüğümüzde gayet sıradan bir durum. Sonuçta bir ülkenin açlık çektiği bir dönemde etten kıyafet giyen birisi o. Fakat bu fotoğrafta Eminem'de görüntüye girince olayın rengi değişiyor. Bu "sıradan bir Lady Gaga tarzı" değil. Buradaki Eminem'e verilen bir "mesaj". Yüz ifadesinden de anlayacağınız üzere sevgi dolu bir mesaj değil. Kulağına bir şeyler fısıldadığınıda es geçmemek gerek. 2005'teki albümü ile illuminatiden ayrılan ünlü rapciyi neden öldürmediler bilmiyorum ama sık sık gözünü korkuttukları belli. Pekçok ünlüyü öldürmüşlerken Eminem'e henüz bir şey yapmamalarının bir nedeni olmalı. Şu sıra bununla ilgileniyorum. Eminem cidden takdire şayan... Bu illetten kendisinin çıkmasının yanı sıra diğer ünlüleride yayına çağırıyor.

Birde gene bir noktaya değinmek istiyorum ki Rihanna ile düet yaptı "love the way you lie" adlı bir şarkıda. İlluminati prensesi olarak düşünülen Rihanna ile nasıl anlaşıyorlar? Eminem Rihanna'nın hayranlarını kendi tarafına çekmek için yapmış bunu. Yaptığı gerçekten çok güzel. Fakat Rihanna ile dost olduklarını hiç sanmam. Rihanna'nın daha doğrusu illuminati'nin amacı başka bir şey mi ki? Mantıklı bir cevap bulamıyorum, fakat boşuna çırpınıyorsun diye dalga geçiyor da olabilirler. Ne varki ben bu konuyada bir cevap bulunamayacağı için kafa yormamaya karar verirken yazıyı şu sözlerle kapatmaya karar verdim.
Neden prensesle düet yaparken Lady Gaga onu korkutuyor? Bu işe fazla kaptırmış kendini... İşte ona bu kadar kafayı takıp, korkmamın nedenide bu.
Neyse geçelim bunları... Lady Gaga'nın bir özelliği dikkatimi çekti. Pekçok ünlü illuminatiye üye fakat her saniyesini mesaj vererek geçirmiyorlar; gözlediğim kadarıyla (istisnalar dışında). Lady Gaga her röportaj, klip ve konserinde mutlaka illuminatiyi simgeleyen bir şeyler yapıyor . Hatta "bir" şeyler değil "bir sürü" şeyler... Oraya buraya sıkıştırıyor. Bu demekki fazlasıyla bağlı bu örgüte, ama anlamadığım neden o prenses değil? Hoş, olsa olsa cadısı olurdu o örgütün. Neyse, bunlara kafa yormayacağım daha fazla. En çok dikkatimi çeken ya da diğer bir deyişle sinir eden olaya geleyim. Eminem'e bir ödül töreninde yaptığı uyarı.

Fotoğraftan Eminem'i keselim. Sadece Lady Gaga'nın bu halini düşündüğümüzde gayet sıradan bir durum. Sonuçta bir ülkenin açlık çektiği bir dönemde etten kıyafet giyen birisi o. Fakat bu fotoğrafta Eminem'de görüntüye girince olayın rengi değişiyor. Bu "sıradan bir Lady Gaga tarzı" değil. Buradaki Eminem'e verilen bir "mesaj". Yüz ifadesinden de anlayacağınız üzere sevgi dolu bir mesaj değil. Kulağına bir şeyler fısıldadığınıda es geçmemek gerek. 2005'teki albümü ile illuminatiden ayrılan ünlü rapciyi neden öldürmediler bilmiyorum ama sık sık gözünü korkuttukları belli. Pekçok ünlüyü öldürmüşlerken Eminem'e henüz bir şey yapmamalarının bir nedeni olmalı. Şu sıra bununla ilgileniyorum. Eminem cidden takdire şayan... Bu illetten kendisinin çıkmasının yanı sıra diğer ünlüleride yayına çağırıyor.

Birde gene bir noktaya değinmek istiyorum ki Rihanna ile düet yaptı "love the way you lie" adlı bir şarkıda. İlluminati prensesi olarak düşünülen Rihanna ile nasıl anlaşıyorlar? Eminem Rihanna'nın hayranlarını kendi tarafına çekmek için yapmış bunu. Yaptığı gerçekten çok güzel. Fakat Rihanna ile dost olduklarını hiç sanmam. Rihanna'nın daha doğrusu illuminati'nin amacı başka bir şey mi ki? Mantıklı bir cevap bulamıyorum, fakat boşuna çırpınıyorsun diye dalga geçiyor da olabilirler. Ne varki ben bu konuyada bir cevap bulunamayacağı için kafa yormamaya karar verirken yazıyı şu sözlerle kapatmaya karar verdim.
Neden prensesle düet yaparken Lady Gaga onu korkutuyor? Bu işe fazla kaptırmış kendini... İşte ona bu kadar kafayı takıp, korkmamın nedenide bu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)